Anket
En sık dinlediğiniz sanatcı hangisi? (3 farklı oy verebilirsiniz.)
Ali ÇİNKAYA
14% / 73
Alu Kazım
8% / 43
Süleyman YAŞAR
3% / 17
Şeref KARA
2% / 12
Sait UÇAR
10% / 52
Çayan Hüseyin
15% / 78
Şenol ÇAKIR
14% / 71
Aydın GÜNER
3% / 17
Yavuz TONYALI
5% / 24
Adem KODALAK
6% / 30
Mehmet TAK
4% / 21
İbrahim CAN
4% / 21
Meryem Akyüz
2% / 9
Ağasarlı Zehra
2% / 10
Yaylacı
2% / 8
Yüksel YILMAZ
3% / 14
Ağasarlı Zülfiye
3% / 15
Ahmet YANIK
2% / 9

Paylaş
Önceki başlıkAşağa gitmekSonraki başlık
Admin
Mesaj Sayısı : 1278
Yaş : 33
Nereden: : Ağasar
Kayıt tarihi : 12/03/07
Kullanıcı profilini görhttp://eskala.forumice.net

İlçemiz tarihi genel bilgi:

Bir Salı 1 Mayıs 2007 - 12:13


Raşit Saffet Atabinen'e göre "Anadolu Türk'lerin ikinci Anayurdudur. Türlü nedenlerle Orta Asya'dan göç eden Türk Boyiarı, Kafkasları ve Iran Platosunu aşarak Karadeniz yöresine yerleşirler, Burada il hanlıkları kurarlar. Anayurttaki toplumsal ve siyasal yaşantılarını bu ikinci Anayurtta da sürdürürler.4

Trabzon basın tarihi adlı eserinde yazar Hüseyin ALBAYRAK benzer ifadeler kullanarak Trabzon'un kuruluşunun M.Ö 2000 yılına kadar indiğini yazmaktadır. Orta Asya ve Kafkaslardan gelen Tûrani (Türk asıllı) birçok kavimin Doğu Karadeniz sahillerine inerek buraları kendilerine yurt edinmek için birçok yerleşme noktaları kurdukları hemen hemen bütün yerli ve yabancı tarihçilerin ittifakla kabul ettikleri bir husustur.5

Hüseyin ALBAYRAK'a göre bu ilk yerli Türk Kabileleri şunlardır:
(Masklar, Tibarenler, Marlar ve Kuzey Kafkaslar'dan gelen İskit ve Amazonlar.)

Mustafa ARSLAN Görele Tarihinde "Görele ve Görele'ye bağlı Şalpazarı yöresinde tarih-i kavimden beri bu ahalinin ilk sakinleri Haldei, Halives, Tibareni ve Sanni" kavimleridir ki bunlarla Asur'lular ve Geldanileri de sayabiliriz diyor. "Şarktan buralara kadar yayılan Saka, Part, Oğuziar, Hunlar ve Türkmenler gibi Türkani unsurlar hakimdi" demektedir.

Görüldüğü gibi Trabzon'un ilk kurucularının Türkler olduğunu söyleyen ve ispatlayan daha birçok tarihçi vardır. Örneğin; Frierdrich Hrozny, "Orta Asya'dan gelen boylar, Kafkasya ve kıyı kesiminde üstün uygarlık göstererek buralara yerleşmişlerdir" demektedir. Yunan hayranı olan Alman tarihçi Fallme-royer dahi "Trabzon'un kurucuları Kafkasya'dan gelen Türk soyuna bağlı asıl yerli halkın Türk olduğu görüşünü desteklemektedir.

Trabzon'un kuruluşunun Mila-îos'lulara bağlanması ve Sinop Kolonisi olarak ilk defa tarih sahnesine çıktığını gösteren kaynaklar ise ağırbaşlı ve tarafsız bir inceleme ürünü olmadığı gerçektir. Trabzon'u bir Grek Kolonisi olarak gösterme gayreti Yuanidis'in Rumca Trabzon tarihine dayanmaktadır. Bu kasıtlı yazılmış eserde M.Ö. 8.yy. İyonya şehirlerinden biri olan Milet'li Gemicileri Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını geçerek Sinop'u aldıkları M.Ö. 785'te Trabzon çevresine gelerek şehri kurdukları belirtiliyor. M.Ö. 756. 8

Bölgenin tarihini Miletlerle başlatmak isteyen görüşün etkisiyle yazılan tarihlerde, Trabzon'un bir Milet Kolonisi olarak kuruluşu M.Ö, 8. yy. uzatılır. Tarihçi Evsabies'a göre de

Trabzon'un kuruluş tarihi M.Ö. 756'dır.(9)

"Trabzon'un kurucuları olarak Milatoslu sömürgeleri gösterme gayreti, gerçekte Megalo - İdea, Panhelenizm, Bizanslı ve Haçlı ruhuna dayanmaktadır. O belli mihraklar genellikle Türk düşmanlığı görüşünden hareketle bu yanılgılardan kendilerini kurtaramamışlar-dır." 10

Bulgar bilim adamı Sava N. IVA-NOF bu Helenizm görüşüne karşı çıkar. "Fenikeliler'in Karadeniz'deki ticaret gayretleri gözönünde tutulunca, Karadeniz kıyılarındaki Yunan sömürgelerinin Yunan gemicileri tarafından kurulmadığı anlaşılıyor. Bu sömürgecilere Fenikeliler ve Ceno-valılar (Cinibiz) yol göstermiştir. Fenikelilerin kurdukları pazar yerleri ve sonradan Yunan sömürgeleri (kolonisi) olmuştur.11

Yaklaşık aynı yıllarda Orta Anadolu'da yüksek bir kültürün varlığı görülmektedir. Protohati kültürü adı verilen bu kültür o kadar çağın önündedir ki Sümerler de yapılan kazılarda Hati'lere ait altın sikkeler, gümüş takılar bulunmuştur.

Yine bunu takip eden tarihlerde Hitit adı verilen bir kavminki nereden geldiği ihtilaflı bu kavim Hati yüksek kültürün içinde erimiş. Bu kültürü benimsemiş olduğu zamanımıza kadar ulaşan izlerinden (Alişar ve Alacahöyük'te) görmekteyiz. Ne yazık ki üzeri gür ormanlarla kaplı Kuzey Anadolu sıra dağlarının geçit yeri olan Bulgar Dağını (Zigana) aşıp azzi ülkesi olan "Aripşa" şehri ki Trapezus (bugünkü adı ile Trabzon'u) almış, kaleleri yıkıp tahrip etmiştir. Aripşa'yı kendine bağlayarak oradan ayrılmış Don (Bayburt)'a hareket etmiştir.
Bölgemiz M.Ö. 11-8 yy. arasında Asur'luların egemenlik alanı içine girer. Kıyı kentlerinin çoğunda bugün bile Asur mimarlığının izlerine rastlanır. CHARLES TEXlER, Küçük Asya adlı yapıtında; "Karadeniz kıyısındaki kentler üzerinde yapılan İncelemelere göre, Asur egemenliğinin buralara kadar genişlediği, kıyıdaki kentlerin Asurlu'larca kurulduğu, Karadeniz'de Rum gemileri görünmeden önce, Asurlu'ların Fenikelilerle ticari ilişkilerde bulundukları sonucuna varıldı." denmektedir.

Yunanlılar'dan çok önce Karadeniz'i bilen Fenikeliler, gemilerle gelerek Anadolu'dan buğday, maden, mermer, hayvan ve hayvan ürünleri, balık, Karadeniz'in güney doğusunda (Kolkhida'dan) kırmızı boya, kurşun, kehribar, bölgesel el sanatları ürünleri, Batı Karadeniz'den (Paph-logonia'dan) esir satın alıyorlardı.16

M.Ö. 7yy. da Karadeniz'in kuzeyinden gelerek, Karadeniz kıyılarını yağmalayan Kimmer'ler ve Amazon'lar iskit akınlarından kaçarak Anadolu'ya geçtiler.

_________________
avatar
TS Kaplanı
TS Kaplanı
Mesaj Sayısı : 108
Yaş : 33
Nereden: : Kocaeli
Kayıt tarihi : 14/03/07
Kullanıcı profilini görhttp://www.zk.net.tr

Geri: İlçemiz tarihi genel bilgi:

Bir Salı 15 Mayıs 2007 - 21:34
Ula hüseyin görüşemiyoruz hiç nerelerdesin.
Admin
Mesaj Sayısı : 1278
Yaş : 33
Nereden: : Ağasar
Kayıt tarihi : 12/03/07
Kullanıcı profilini görhttp://eskala.forumice.net

Geri: İlçemiz tarihi genel bilgi:

Bir Perş. 17 Mayıs 2007 - 13:15
dostum biz şalpazarındayız 7 gün 24 saat.Yayla zamanı yaklaşıyor. Eskalayı biliyorsun sen dimi.. Dumana yola çıkma yitersin ...

_________________
Admin
Mesaj Sayısı : 1278
Yaş : 33
Nereden: : Ağasar
Kayıt tarihi : 12/03/07
Kullanıcı profilini görhttp://eskala.forumice.net

Geri: İlçemiz tarihi genel bilgi:

Bir C.tesi 5 Nis. 2008 - 15:29
yeni bilgiler bulduk paylaşalım:

1500 YILINDAN GÜNÜMÜZE
ŞALPAZARI’NIN TARİHÇESİ
Bu güne kadar ilçemiz Şalpazarı nın tarihi hakkında çeşitli çalışmalar yapılmış, kitaplar yazılmıştır. Bu çalışmaların hepsi bir emek ürünüdür. Bütün bu çalışmalara saygı duyuyoruz ve hepsine de teşekkür ediyoruz. Ancak bu çalışmalarda da Şalpazarı nın (ağasar) tarihçesi konusu bizce eksiktir. Şalpazarı’nda ilk olarak yerleşim, yöremizin neresinde olmuştur. Bu yörede yaşayanların buraya nereden geldikleri konusunu işlenmemiştir. Tarihçemiz hakkında yazılanların tamamı yazılı hiçbir kayıttan dayanmadan, sadece halk arasında yapılan derlemelere dayalı bir tarihçe çıkarılmaya çalışılmıştır. Yazılı kayıtlara ulaşılamamasının bunda etken olduğuna inanıyoruz. Gerçekten de ilçemiz tarihine ışık tutacak yazılı kayıt yok denecek kadar azdır. Mevcut yazılı kayıt var ise de Arşivlerde bu konu ile ilgili her hangi bir araştırma yapılmaması da bu kayıtların gün ışığına çıkmamasına etkendir. Ayrıca yazılı Osmanlı kayıtlarının tamamının eski harf olması Osmanlıca okuma yazması olan insanımızın azlığı da başka bir etkendir. Bizim ulaştığımız kayıtların tamamıda Osmanlıcadır. Ulaşabildiğimiz kayıtlarda Trabzon’un Fethinden sonra tutulan vergi kayıt defterleridir. Bir çalışmanın bilimsel açıdan geçerlilik kazanabilmesi için belgelere dayanması gereklidir. Bilimsel yöntem bunu gerektirmektedir. Bizim bu yaptığımız çalışma tamamen belgelere dayanmaktadır. Bu yaptığımız çalışma bir başlangıçtır. Umarız bu çalışmamızdan yola çıkılarak bizim ulaşamadığımız kayıtlara ulaşılır.
Uzun bir araştırmanın ürünü olan bu çalışmanın Şalpazarı’nın tarihine ışık tutacağı inancındayız. Her ne kadar vergi geliri kayıtları olsa da, Ulaştığımız bu dokümanların Şalpazarı ilçesinde ilk yerleşim yerlerinin nereler olduğuna, Şalpazarı ilçesinin 500 YY. önce hangi isimle anıldığına, İlk yerleşen aileler, dolayısı ile sülalelerin kimler olduğu hakkında bize bilgi vermektedir. Bu kayıtları gördükten sonra, bu güne kadar yazılan ve bizlere aktarılan tarihi bilgilerin farklı olduğunu göreceksiniz. Aşağıda size sunacağımız kayıtların tamamı T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri daire başkanlığından temin edilmiştir. Orijinal belgeler bu arşivlerde mevcuttur.
Yine daha önceden sitemizde Şalpazarı’nın M.1850 yılına ait köylerimizde yaşayan Aile reislerinin listesi Köylerimiz kısmında mevcuttur. Bu kayıtların yöremizde halen yaşayan ailelerimizin tarihine ve hangi sülaleden geldiklerine ışık tutacağı inancındayız.
Osmanlılarda gerçek anlamda yazılı kayıt tutulması 1500.YY başlarında başlamıştır. Bundan dolayı da Çepni halkının Ağasar yöresine gerçek anlamda ne zaman yerleştiğini tespit edemedik. Çepnilerin tarih boyunca kurulan Türk devletlerinde sınır boylarına yerleştirildiği ilkesinden hareket ederek şunu söyleyebiliriz. Trabzon 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet han tarafından fetih edildiğinde buralara yerleşmiş olabileceğini düşünüyoruz.
“Ağasar İsminin Kökeni”
Şalpazarı ile ilgili ulaştığımız (H.921 – M.1515) tarihli belgede Şalpazarı nın İsmi “Akhisar Deresi” olarak zikredilmektedir. Daha sonraki kayıtlarda da yine ya Akhisar Deresi ve ya Akhisar Deresi Nahiyesi olarak kaydedilmiştir. Öncelikle bunu belirtmek istedik. Halk arasında bilinen ismi ile Ağasar kelimesinin kökeni budur.
Osmanlı dönemine ait Trabzon tarihi ile ilgili Osmanlı Arşivindeki MAD 828 numaralı defter de (H.891 – M.1486) Şalpazarı ile ilgili herhangi bir kayıt mevcut değildir.
Fakat T.T.D 52 (H.921-M.1515)de (sayfa 760) Akhisar Deresinde 7 adet mezradan bahsedilmektedir. Bu tarihte Akhisar deresinde köy mevcut değildir. Bahsi geçen 7 adet mezralar şunlardır.
1.Alakadir Mezrası, (Geyikli)
2.Sazaklı-Karaağaç Mezrası, (Düzköy)
3.Dereköy Mezrası,
4.Çamkiriş Mezrası,
5.Kireç Mezrası,
6.Karaşeyh Mezrası
7.Kara-Evgan Mezrası dır.
Hasan Beyoğlu Ahmet Çelebi Zaviyesine bağlı olan bu mezraların hâsılatı 1.500.- Akçedir.
TTD 387 İcmal Defterinde (H.937 – M.1530) ise bu mezraların gelirleri Şeyh Murat Oğlu Kasım Dede Zaviyesine aittir. Hâsılatı yine 1.500.- Akçedir. Bahsi geçen bu Zaviye bu gün Giresun ili Tirebolu İlçesi Boynuyoğun Köyünden ayrılma Tekke Köydedir. Mezralarda tek değişiklik Kara-Evgan yerine Evgan Mezrasının ortaya çıkışıdır.
TTD 288 (H961 – M.1554) te Akhisar Deresindeki mezralar Yine Hasan Bey Oğlu Ahmet Çelebi Zaviyesine aittir. Hâsılatı değişmemiştir. Hâsılatı 1.500.- Akçedir. Bu tarihten sonra Akhisar Deresinde Mezraların 4 tanesi Köy statüsüne yükselmiştir. Bunlar;
1.Sazaklı Karaağaç (Düzköy)
2.Çamkiriş
3.Kireç – Kalecik
4.Dereköy’dir.

A.DFE 734 (H.981 – M.1574) sayılı Mufassal Defter parçasında Üç köy ve bir mezranın adı geçmektedir. Köyler; Sazaklı-Karağaç (bu günkü Düzköy) Çamkiriş ve Kireç tir. Mezralar ise Karaşeyh ve Karagürgen nam-ı diğer Kızılüzümdür. Bu mezraların hâsılatı 150 akçedir. Köylerden Sazaklı-Karağaç (Düzköy) ın hâsılatı 700 Akçe, Çamkirişin ise hâsılatı 400 Akçedir.
Bu deftere göre Sazaklı-Karağaç (Düzköy) da yaşayan vergi mükellefi kişiler şunlardır.
1.İman oğlu Turali,
2.İman oğlu Mirkulu,
3.İman oğlu Mehmet,
4.İman oğlu Ahmet,
5.İman oğlu Sadaka? (Sıtkı)
6.İman oğlu Ali,
7.Beşir oğlu Burhan,
8.Beşir oğlu Hüseyin,
9.Beşir oğlu İsmail,
10.İlyas oğlu Hüseyin,
11.Hüseyin oğlu İsmail,
12.Hüseyin oğlu Ali
13.Hüseyin oğlu Hamza’dır.
Sazaklı-Karaağaç ın bu günkü adı Düzköy’dür. Buna göre Düzköy’e ilk yerleşim dört sülale ile başlamıştır. Bunlardan İman oğlu bu günkü adı ile İmanuları sülalesi bu günde bu köyde mevcuttur. İmanu sülalesinin büyüklerinden Ali Osman ÖZDİN la (bu gün sağ değildir.) görüştüğümüzde bize “Oğlum buralara ilk önce Türkistan’dan İman ve Beşir diye iki kardeş gelmiş yerleşmiş. İman çalışkanmış, Beşir ise biraz tembelmiş. Biz bu İmanın soyundan gelmekteyiz” demiştir.
Çamkiriş Köyünde yaşayanlar ise;
1.Yaramış oğlu Ali,
2.Ahmet oğlu Hasan,
3.Ahmet oğlu Şeyhi,
4.Ahmet oğlu Abidin,
5.Ahmet olu İsmail,
6.Hasan oğlu Burhan

Kireç Nam-ı diğer Kalecik’te yaşayanların adları;
1.Hüseyin oğlu Ali,
2.Hüseyin oğlu Yakup

TK. K.K.A TTD 43 (H991 – M.1583) numaralı Defterde ise Akhisar Deresinde (Şalpazarı) 4 köy 1 mezradan bahsedilmektedir. Köyler; Alakafir-mea Dereköy hâsılatı 1000 akçe, Kireç hâsılatı 400 akçe, Sazaklı (Düzköy) 1000 akçe ve Çamkiriş hâsılatı 1050 akçedir. Kızılüzüm Mezrasının hâsılatı ise 450 akçedir.
TK. K.K.A TTD 43 numaralı defterde bahsi geçen Alakafir-mea Dereköy de yaşayan vergi mükellefleri şunlardır;
1.Mustafa oğlu Mehmet,
2.Mustafa oğlu Süleyman,
3.Mustafa oğlu İsmail,
4.Hüseyin oğlu Menteşe,
5.Hüseyin oğlu Yakup,
6.Hüseyin oğlu Ali,
7.Miraç oğlu Mehmet,
8.Ali oğlu Durmuş,
9.Ali oğlu Hızır,
10.Musa oğlu Hızır,
11.Musa oğlu İsmail,
12.Musa oğlu Hüseyin
13.Musa oğlu Ali
M. 1583 tarihinde Şalpazarı’nda, Alakafir-mea Dereköy ve Sazaklı (Düzköy) de birer Değirmen bulunmaktadır. Bu tarihte Akhisar Deresi Kürtün sancağına bağlıdır.
Kürtün üzerinden gelip Akhisar Deresinde yerleşen yukarıda bahsi geçen Türk boylarından Çepnilerin tamamı Müslüman ve Hanefi mezhebine bağlıdır. Bazı tarihçilerin iddia ettiği gibi Akhisar deresinde yaşayan Çepnilerin, Kızılbaşlıkla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Çepniler kitabını yazarı Prof. Dr. Faruk SÜMER de bizimle aynı görüştedir. Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan “ XV-XVI Asırda Trabzon Sancağında Sosyal ve İktisadi Hayat” kitabının yazarı Doç. Dr. M.Hanefi BOSTAN da söz konusu kitabında aynı yönde bulguları tespit etmiştir.
Yaptığımız araştırmalar sonucunda ulaştığımız kayıtlara göre bu tarihte Trabzon Vilayetinde tek bir Müslüman köy mevcuttur. O da bu günkü Beşikdüzü İlçesine bağlı Oğuz Köyüdür. Ancak Osmanlı yönetimi Trabzon şehrinin Türkleşmesi için yoğun çaba göstermiş ve buna önem vermiştir. Miladi 1486 yılında Trabzon da Müslüman oranı %26,73, 1520 yılında % 22,19, 1554 yılında % 46,16, 1583 yılında ise %55,38 e ulaşmıştır. Bu konu ile ilgili olarak Amerikalı tarihçi Heath W. Lowry’nin “ Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi (1461-1583) diye bir çalışması ve kitabı mevcuttur.
Bu tarihte Trabzon un batısında iki tane kaza vardır. Bunlar Kürtün kazası ve Torul kazasıdır. Kürtün Müslüman nüfusun en yoğun olduğu yer, Torul ise en az Müslüman nüfusun yaşadığı yerdir. Daha sonraki tarihlerde Giresun nam-ı diğer Çepni, Keşap ve Görele nam-ı diğer Yavebolu yerleşim birimleri kaza olmuştur. Burada bahsi geçen Görele kazasının bu günkü Görele (Elevü) ile alakası yoktur. Bu kaza, Beşikdüzü’nün bu günkü Çeşme önü Mahallesinden başlayarak, batıya doğru Görele Kalesini de içine alan bir kazadır. Şimdilerde bu kaleye Eynesil Kalesi tabelası yapıştırılmıştır ki bu doğru değildir. Bu kalenin asıl ismi Görele Kalesidir. 1486 yılında Kalede ki Müslüman oranı % 9,25, 1515 yılında %10,11, 1520 yılında %8.83, 1554 yılında % 10,097, 1583 yılında ise % 40,11 dir. Bu tarihteki Müslüman nüfusun artışı, Anbaslı ve Seyit Ahmet in nefs-i Görele içinde mütalaasından ileri gelmektedir.
Beşikdüzü’ndeki diğer meskûn bölge Yavebolu Köyüdür. Hıristiyan bir köy olan Yavebolu daha sonra Görele ile birleşerek Görele nam-ı diğer Yavebolu Kazasını oluşturmuşlardır. Bu günkü Vakfıkebir de ise Marna adıyla bir Hıristiyan köyü mevcuttur.
Trabzon Şehri Anadolu’da en son olarak İslam topraklarına katılan yerdir. Bunun sebebi de Osmanlı Devletinin batıda fütuhata daha çok önem vermesi ve İstanbul un Latinler tarafından istilası ile Trabzon’a kaçırılan Andoronikos Kommenerosun oğlunun Trabzon Rum imparatorluğunu kurmasıdır (1204-1461) . Güçlü bir devlet geleneğine sahip olan Bizans sülalesi zaman zaman üzerine gelen Türk akınlarına karşı direnebilmiştir. Bu hanedan soyundan gelenlerin uzun süre hanedanlıklarını sürdürme sebeplerinden biride, kızlarını ya da kız kardeşlerini çevrelerindeki Türk devletlerine gelin vererek akrabalık bağları kurmalarıdır.Mustafa KÜÇÜK Mehmet ATALAR
Kaynakca:
T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri daire başkanlığından temin edilen Mufassal ve İcmal Defterleri

*
T.T.D 52 (H.921-M.1515) de (sayfa 760)
*
TTD 387 (H.937 – M.1530)
*
TTD 288 (H961 – M.1554)
*
A.DFE 734 (H.981 – M.1574)
*
TK. K.K.A TTD 43 (H991 – M.1583)
*
XV - XVI. Asırda Trabzon sancağında Sosyal ve İktisadi Hayat (Dr. M.Hanefi BOSTAN -Türk Tarih Kurumu 2002 Yayını)
*
Çepniler (Prof.Dr. Farum SÜMER)

_________________
Bizden Biri...
Bizden Biri...
Mesaj Sayısı : 108
Kayıt tarihi : 05/12/07
Kullanıcı profilini gör

Geri: İlçemiz tarihi genel bilgi:

Bir Salı 4 Kas. 2008 - 9:14
müthiş bir çalışma hüseyin eline sağlık
Admin
Mesaj Sayısı : 1278
Yaş : 33
Nereden: : Ağasar
Kayıt tarihi : 12/03/07
Kullanıcı profilini görhttp://eskala.forumice.net

Geri: İlçemiz tarihi genel bilgi:

Bir Salı 4 Kas. 2008 - 15:38
sadece bir derleme.. sağolasın.

_________________
Önceki başlıkSayfa başına dönSonraki başlık
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz